Yargıtay21. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/5211 K.2016/4338
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Düşme
Şikayetçi kurum vekilinin 03.03.2011 havale tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunmasına rağmen, CMK’nun 238. maddesine aykırı olarak, bu hususta bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; katılma talebinin CMK'nın 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı Yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçi kurumun müdahale talebinin kabulüyle katılan vekilinin temyiz dilekçesi gereğince yapılan incelemede;
Sanığın 31.05.2005 tarihinden sonra fatura düzenlediğine dair herhangi bir delile ulaşılamamış olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen kesintili zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Düşme
Şikayetçi kurum vekilinin 03.03.2011 havale tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunmasına rağmen, CMK’nun 238. maddesine aykırı olarak, bu hususta bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; katılma talebinin CMK'nın 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı Yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçi kurumun müdahale talebinin kabulüyle katılan vekilinin temyiz dilekçesi gereğince yapılan incelemede;
Sanığın 31.05.2005 tarihinden sonra fatura düzenlediğine dair herhangi bir delile ulaşılamamış olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen kesintili zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.