Yargıtay21. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/7757 K.2016/3352
Özet: İdari mahkeme, 29.03.2012 tarihli iddianamenin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesine göre tavsiye ederek açılmasını, 14. maddenin 6110 sayılı Yasa ile değişik hükümleri çerçevesinde Ceza Dairelerinin görevli daireye gönderilmesini kabul ederek 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
29.03.2012 gün ve 2012/6400 Esas sayılı iddianame ile; sanığın sahte olduğunu bildiği çeki müştekiye vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; dolandırıcılık suçu yönünden eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” ve "resmi belgede sahtecilik" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
29.03.2012 gün ve 2012/6400 Esas sayılı iddianame ile; sanığın sahte olduğunu bildiği çeki müştekiye vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; dolandırıcılık suçu yönünden eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” ve "resmi belgede sahtecilik" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.