Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/6824 K.2016/2930
Özet: Mahkeme, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarına ilişkin mahkumiyet kararını çerçeveleyen yasal uslulukların eksikliğini tespit ederek, sanık müdafinin temyiz itirazlarını aktarılan gerekçelerle inceleyip; 5320 sayılı 8/1. maddesiyle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, kararın bozulmasına hükmeder ve 29‑03‑2016 tarihli oybirliği kararı ile sorunsuz bir şekilde yargısal üste geçmesini sağlar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Sanığın katılanla iş ortaklığına son vermesi nedeniyle dava konusu senetlerin düzenlendiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 03.03.1998 gün ve 8/69 sayılı içtihatında açıklandığı üzere suça konu senetlerin önceden doğan bir borç için verilmesi nedeniyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği cihetle, sanığın suça konu dört adet bonoyu aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Sanığın katılanla iş ortaklığına son vermesi nedeniyle dava konusu senetlerin düzenlendiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 03.03.1998 gün ve 8/69 sayılı içtihatında açıklandığı üzere suça konu senetlerin önceden doğan bir borç için verilmesi nedeniyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği cihetle, sanığın suça konu dört adet bonoyu aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.