Yargıtay21. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/5122 K.2016/3261
Özet: (1) Sanığın, sahte olarak üretilmiş vekaletnameyi kullanarak kooperatif hisse devriyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, fotokopinin onaysız ve suret belge özelliği taşımadığı gerekçesiyle suça konu düzenleme şeklindeki vekaletnamenin unsurlarının oluşmadığını belirterek sanığı beraat ettirmeyi reddetti ve mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
I-) Sanığın suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş düzenleme şeklindeki vekaletnameyi kullanıp katılan ...'a ait kooperatifteki hisseyi bir başkasına devrederek üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; ..... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... tarihli iddianamesinde sanığın suça konu vekaletnamenin aslını değil de renkli fotokopisini verdiğinin belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayacağı dikkate alındığında, suça konu “düzenleme şeklindeki vekaletnamenin” aslı veya onaylı bir suretinin ele geçmediği cihetle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-) Kabul ve uygulamaya göre de;
1-) Hakkındaki hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasının a, b, c ve d bendlerinde yazılı hak yoksunluklarına aynı Yasanın 53/3. maddesi de nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Hakkında verilmiş olan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
I-) Sanığın suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş düzenleme şeklindeki vekaletnameyi kullanıp katılan ...'a ait kooperatifteki hisseyi bir başkasına devrederek üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; ..... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... tarihli iddianamesinde sanığın suça konu vekaletnamenin aslını değil de renkli fotokopisini verdiğinin belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayacağı dikkate alındığında, suça konu “düzenleme şeklindeki vekaletnamenin” aslı veya onaylı bir suretinin ele geçmediği cihetle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-) Kabul ve uygulamaya göre de;
1-) Hakkındaki hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasının a, b, c ve d bendlerinde yazılı hak yoksunluklarına aynı Yasanın 53/3. maddesi de nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Hakkında verilmiş olan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.