Yargıtay20. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak HukukuMiras Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/6545 K.2007/8056
Özet: Uyuşmazlık, 116 ada 101 parsel ve 126 ada 90 parsel taşınmazlarının kadastro tespitine itirazı ile ilgiliydi; davacılar bu taşınmazların murisleri …’dan kaldığını iddia etti. Mahkeme, temyiz dilekçesini kabul ederek kararını bozdu, Hazine ve Orman Yönetimi’nin itirazlarını karara bağladı ve peşin alınan temyiz harcının iadesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 116 ada 101 parsel sayılı 4217 m2 yüzöçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 100 dönüm sınırını aşması nedeniyle, 126 ada 90 parsel sayılı 35907 m2 yüzölçümündeki taşınmaz da orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar taşınmazların murisleri ...'dan kaldığı ve taksim edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.09.2006 tarihli ... bilirkişi raporuna göre 116 ada 101 parselin davacılar adına, 126 ada 90 parselin A (2054 m2) bölümünün orman niteliği Hazine adına, diğer kısımlarının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazların davacılar murisi ...'dan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar çekişmeli taşınmazların 1970 yılında haricen ve rızaen 3 erkek çocuk parasının paylaşıldığını 3 kız kardeşin de para verilmek suretiyle bu paylaşıma razı edildiğini iddia etmektedir. Yani ... 'ın tüm terekesinin ölüm tarihi olan 1944 yılından önce yada sonra tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun olarak taksim edilmediği gerek davacıların gerek mahkemenin kabulünde olduğu gibi kadastro müdürlüğünün 09.12.2005 tarih 1666 sayılı yazısı ekinde gönderilen listeye göre muris ... adına yaklaşık 100 dönüm taşınmaz tesbit edilmiş olmasından da anlaşılmaktadır. Yine kadastro müdürlüğünden gönderilen listelerde davacı ... adına yaklaşık 26.430 m2, ... adına yaklaşık 38.105 m2, ... adına da yaklaşık 17.165 m2 taşınmaz tesbit edildiği, bu taşınmazlara ait kadastro tesbit tutanaklarınında dosyaya gönderildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli 90 parselin de orman olmadığı belirlenerek davacılar adına tesciline karar verilen 33.853 m2 ile çekişmeli 101 parsel (4217 m2)'in yüzölçümleri de eklendiğinde davacılar ve murisleri adına belgesizden tesbit gören taşınmaz miktarının 100 dönümü çok aştığı ortadadır. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bundan ayrı olarak; 101 parselin tamamı ile 90 parselde (B) bölümünün orman olmadığı gerekçe gösterilmişsede hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin yapraklı ağaç rumuzu ile işaretli olması karşısında bu gerekçede de isabet bulunmamakla birlikte davanın öncelikle 100 dönüm sınırlaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının KABULÜ ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 116 ada 101 parsel sayılı 4217 m2 yüzöçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 100 dönüm sınırını aşması nedeniyle, 126 ada 90 parsel sayılı 35907 m2 yüzölçümündeki taşınmaz da orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar taşınmazların murisleri ...'dan kaldığı ve taksim edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.09.2006 tarihli ... bilirkişi raporuna göre 116 ada 101 parselin davacılar adına, 126 ada 90 parselin A (2054 m2) bölümünün orman niteliği Hazine adına, diğer kısımlarının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazların davacılar murisi ...'dan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar çekişmeli taşınmazların 1970 yılında haricen ve rızaen 3 erkek çocuk parasının paylaşıldığını 3 kız kardeşin de para verilmek suretiyle bu paylaşıma razı edildiğini iddia etmektedir. Yani ... 'ın tüm terekesinin ölüm tarihi olan 1944 yılından önce yada sonra tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun olarak taksim edilmediği gerek davacıların gerek mahkemenin kabulünde olduğu gibi kadastro müdürlüğünün 09.12.2005 tarih 1666 sayılı yazısı ekinde gönderilen listeye göre muris ... adına yaklaşık 100 dönüm taşınmaz tesbit edilmiş olmasından da anlaşılmaktadır. Yine kadastro müdürlüğünden gönderilen listelerde davacı ... adına yaklaşık 26.430 m2, ... adına yaklaşık 38.105 m2, ... adına da yaklaşık 17.165 m2 taşınmaz tesbit edildiği, bu taşınmazlara ait kadastro tesbit tutanaklarınında dosyaya gönderildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli 90 parselin de orman olmadığı belirlenerek davacılar adına tesciline karar verilen 33.853 m2 ile çekişmeli 101 parsel (4217 m2)'in yüzölçümleri de eklendiğinde davacılar ve murisleri adına belgesizden tesbit gören taşınmaz miktarının 100 dönümü çok aştığı ortadadır. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bundan ayrı olarak; 101 parselin tamamı ile 90 parselde (B) bölümünün orman olmadığı gerekçe gösterilmişsede hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin yapraklı ağaç rumuzu ile işaretli olması karşısında bu gerekçede de isabet bulunmamakla birlikte davanın öncelikle 100 dönüm sınırlaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının KABULÜ ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.