Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/6593 K.2017/6834
Özet: (1) 29.06.2014 tarihli 6545 sayılı kanunun 68. maddesi ile TCK'nın 191. maddesi değiştirildiği için, yasal erken fahişlik şartı ve “dadli alkış” durumları değerlendirilmedikçe, 28.06.2014 tarihinden önceki TCK 191. maddesine göre hüküm kurulması gerekirdi. (2) Mahkeme, 18 Eylül 2017’te verilen mahkumiyet kararını bozdurarak, sanığın ilgili suç için hâlâ kovurulma şartlarının ortadan kalktığını ve adli para cezasının hapse çevrilmesinin yasal olmayan olduğunu belirtti.
Mahkeme: Çocuk Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki TCK'nın 191. maddesi ile değişiklik sonrası düzenlemeler yönünden değerlendirilip karşılaştırma yapılması sonucuna göre, lehe kanun tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3- 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır” hükmü gereğince ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan hüküm kurulması,
4- Kabule göre de
5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 11. fıkraları uyarınca, çocuk sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki TCK'nın 191. maddesi ile değişiklik sonrası düzenlemeler yönünden değerlendirilip karşılaştırma yapılması sonucuna göre, lehe kanun tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3- 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır” hükmü gereğince ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan hüküm kurulması,
4- Kabule göre de
5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 11. fıkraları uyarınca, çocuk sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.