Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/4350 K.2017/4953
Mahkeme: KARACABEY Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkumiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK’nın 34/2. ve 232/6. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, temyiz süresinin "tebliğden" itibaren yerine, duraksama oluşturacak biçimde "tefhim ve tebliğ" tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, sanığın temyiz süresinin başlangıcı hakkında yanıltıldığı, bu nedenle 09.12.2005 tarihli hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın 12.10.2010 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, bu hali ile mahkemenin 22.01.2007 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 09.12.2005 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkumiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK’nın 34/2. ve 232/6. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, temyiz süresinin "tebliğden" itibaren yerine, duraksama oluşturacak biçimde "tefhim ve tebliğ" tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, sanığın temyiz süresinin başlangıcı hakkında yanıltıldığı, bu nedenle 09.12.2005 tarihli hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın 12.10.2010 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, bu hali ile mahkemenin 22.01.2007 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 09.12.2005 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.