Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/4273 K.2017/5151
Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Mahkemenin 18.04.2007 tarih 2006/457 esas ve 2007/149 karar sayılı sanığın yüzüne karşı verilen kararda itiraz süresinin tebliğ veya tefhiminden itibaren başlayacağı belirtilmesi karşısında, yasa yolu süresinin ne zaman başlayacağı konusunda sanığın yanıltılmış olması ve gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmeyerek kesinleştirilmesi karşısında; mahkemece verilen 30.09.2017 tarihli 2009/64 esas ve 2009/527 karar sayılı mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu, Cumhuriyet savcısının 04.05.2007, sanığın 01.10.2009 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 18.04.2007 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Mahkemenin 18.04.2007 tarih 2006/457 esas ve 2007/149 karar sayılı sanığın yüzüne karşı verilen kararda itiraz süresinin tebliğ veya tefhiminden itibaren başlayacağı belirtilmesi karşısında, yasa yolu süresinin ne zaman başlayacağı konusunda sanığın yanıltılmış olması ve gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmeyerek kesinleştirilmesi karşısında; mahkemece verilen 30.09.2017 tarihli 2009/64 esas ve 2009/527 karar sayılı mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu, Cumhuriyet savcısının 04.05.2007, sanığın 01.10.2009 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 18.04.2007 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.