‹ Ana sayfa
Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/3907 K.2017/6398

Esas No: 2017/3907 · Karar No: 2017/6398 · Karar Tarihi: 22.11.2017
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçundaki sanığın 20.9.2010‑14.12.2010 tarihleri arasındaki kapalı cezaevinde hükümlü olduğu tespit edilmiş, ancak bu süre zarfında herhangi bir tedavi veya denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmadığı görülmüştür. Mahkeme, bu suç için hâlihazırda bir hüküm yokluğu ve erteleme süresi dolmamış olması nedeniyle davanın düşmesine karar vererek, mahkümiyet kararını bozan diğer hususları gözardı ederek kararı bozmaktadır.
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Uyap bilgilerinde, sanığın 20.9.2010-14.12.2010 tarihleri arasında ... Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak kaldığının görülmesi karşısında; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce gönderilen davetiyenin, cezaevi yerine eski adresine 02.11.2010 tarihinde yapılan tebligat esas alınarak, sanığın tedbire uymadığı kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 22.11.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?