Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/681 K.2016/4997
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin delillerle kanıtlanan mazeretsiz eylemdir; sanığı mahkum edebilir, fakat 4/10/2016 tarihli halef karar ile bozulur.
Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, 03.11.2015 tarihli dilekçesi ile suç konusu uyuşturucu maddeleri ... ve ....'tan aldığını belirtmesi karşısında adı geçenler hakkında suç duyurusunda bulunulması, soruşturma ve kovuşturma açılması halinde, akıbetinin araştırılması, kamu davası açıldığında ve gerektiğinde bu dava ile birleştirilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, BOZULMASINA, 04.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, 03.11.2015 tarihli dilekçesi ile suç konusu uyuşturucu maddeleri ... ve ....'tan aldığını belirtmesi karşısında adı geçenler hakkında suç duyurusunda bulunulması, soruşturma ve kovuşturma açılması halinde, akıbetinin araştırılması, kamu davası açıldığında ve gerektiğinde bu dava ile birleştirilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, BOZULMASINA, 04.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.