Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2543 K.2017/6983
Özet: 1) Uyuşturucu madde satın alma suçunda, sanığın tedavi/denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında bu suçu işleyip işlemediği merceğinde ikinci suçun kovuşturma şartının ortadan kalkıp düşmesi; 2) Mahkeme, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle önceki mahkûmiyet kararını bozdurarak sanığın beraatına karar verdi.
Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine"
Karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2-) Hükümden önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmü değerlendirilmeden, sanığın çağrı kağıdı tebliğine rağmen 10 günlük yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin infaz dosyasının kapatıldığının anlaşılması karşısında, bu durumun, "kendine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar" olarak kabul edilmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine"
Karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2-) Hükümden önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmü değerlendirilmeden, sanığın çağrı kağıdı tebliğine rağmen 10 günlük yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin infaz dosyasının kapatıldığının anlaşılması karşısında, bu durumun, "kendine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar" olarak kabul edilmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.