Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2137 K.2019/7008
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti konusundaki davada sanık, Açılış irstiri ve yapılmış kovuşturmanın sonucunda 8 yıl 4 ay hapis yanı sıra 166 gün adli para cezasına çarptırıldı. Karar, temyiz itirazlarının reddi ve yargılama sürecindeki işlemlerin yasalara uygunluğu doğrultusunda mahkûmiyet sonucunun kesinleşmesini onayladı.
Mahkeme: KAYSERİ 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 04.10.2015 tarihinde ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.03.2016 tarihli, 2015/ 335 esas ve 2016/ 71 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda TCK'nın 188/3-4, 31/3, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen 8 yıl 4 ay yıl hapis ve 166 gün adli para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 24.11.2016 tarih 2016/1441 Esas ve 2016/8400 sayılı kararı ile onandığı; temyize konu dosyada ise sanığın 13.09.2015 tarihli eyleminden ötürü, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.01.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.09.2015 yerine hatalı olarak 13.08.2015 şeklinde yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 04.10.2015 tarihinde ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.03.2016 tarihli, 2015/ 335 esas ve 2016/ 71 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda TCK'nın 188/3-4, 31/3, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen 8 yıl 4 ay yıl hapis ve 166 gün adli para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 24.11.2016 tarih 2016/1441 Esas ve 2016/8400 sayılı kararı ile onandığı; temyize konu dosyada ise sanığın 13.09.2015 tarihli eyleminden ötürü, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.01.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.09.2015 yerine hatalı olarak 13.08.2015 şeklinde yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.