Yargıtay20. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1806 K.2017/2160
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanığa verilen mahkûmiyet kararı, sanığın tutuklu bulunduğu kurumdan tutanak göndererek temyiz isteğinden vazgeçmesiyle ilgili olduğu incelendikten sonra, adli aranmanın arama emri olmadan yapıldığını ve elde edilen delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığını belirtiyor. Mahkeme, bu hatalar nedeniyle mahkûmiyet kararını boş sayarak kararı iptal etti.
Mahkeme: 16. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 08.01.2016 havale tarihli dilekçesindeki “ALDİM CEZAİ KABULEDİOROM” beyanı ile temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle, hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya kapsamına ve olay tutanaklarının içeriğine göre, sanık ...'den önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucunda uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve uyuşturucu maddelerin Halnazar'a ait olduğunu beyan etmesi üzerine Cumhuriyet savcısının talimatı ile sanık yakalanmak üzere evine gidildiğinde sanığın kapıyı kapatıp içeri kaçmaya çalışması üzerine müdahale edilerek sanığın evine girildiği ve sehpa üzerinde duran 7,4 gr ve 0,3 gr halinde 2 parça eroin, 1 parça 0,1 gr amfetamin etken madde, eroin bulaşıklı hassas terazi, alemünyum folyo kap ve kaşık ele geçirildiği ve ele geçen maddelerin hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
CMK'nın 116 ve 119. maddelerine göre "adli arama", şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa adli arama yapılabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610, 2014/512, 2013/841, 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Dosya içerisinde arama kararı ya da arama emri bulunmadığı dikkate alınarak;
Sanığın ikametinin aranması konusunda arama kararı veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama emri olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiininin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 08.01.2016 havale tarihli dilekçesindeki “ALDİM CEZAİ KABULEDİOROM” beyanı ile temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle, hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya kapsamına ve olay tutanaklarının içeriğine göre, sanık ...'den önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucunda uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve uyuşturucu maddelerin Halnazar'a ait olduğunu beyan etmesi üzerine Cumhuriyet savcısının talimatı ile sanık yakalanmak üzere evine gidildiğinde sanığın kapıyı kapatıp içeri kaçmaya çalışması üzerine müdahale edilerek sanığın evine girildiği ve sehpa üzerinde duran 7,4 gr ve 0,3 gr halinde 2 parça eroin, 1 parça 0,1 gr amfetamin etken madde, eroin bulaşıklı hassas terazi, alemünyum folyo kap ve kaşık ele geçirildiği ve ele geçen maddelerin hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
CMK'nın 116 ve 119. maddelerine göre "adli arama", şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa adli arama yapılabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610, 2014/512, 2013/841, 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Dosya içerisinde arama kararı ya da arama emri bulunmadığı dikkate alınarak;
Sanığın ikametinin aranması konusunda arama kararı veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama emri olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiininin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.