‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/2888 K.2017/8505

Esas No: 2017/2888 · Karar No: 2017/8505 · Karar Tarihi: 06.07.2017
Özet: Uyuşmazlık: Davacı kadın, evlilik birliğinin sorunsuzluğunu iddia ederek, madde 166/1 çerçevesinde boşanma davası açmış ve mahkeme, dağının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek davayı kabul etmiştir. Sonuç: Mahkemenin boşanma hükmü, gerekçede çelişkili açıklamalar nedeniyle bozulmuş ve temyiz kararının iptal edilmesine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-(l)-c).

Mahkemece davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı (TMK 166/1) boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükmün gerekçe kısmında “davacının davalıya karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve de müşterek çocukları 2012 doğumlu ...’i ... Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürlüğüne bırakarak çocuğu terk ettiği, bu haliyle davacının eş olma görevlerini, evliliğin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği kusurlu olduğu, davalıya ise dosyada atfedilebilecek bir kusurun ispatlanamadığı” belirtilmesine rağmen gerekçenin devamında “her ne kadar mahkememizce davacı taraf iş bu boşanma davasında ağır kusurlu kabul edilmiş ise de davalının açılan davaya itiraz hakkı varsa da, davalının kendisinin de boşanmayı talep etmiş olması, ayrıca itiraz etmiş olsaydı dahi bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1 ve 2. maddeleri gereğince boşanmaya karar verildiği” belirtilmiştir. Mahkemece, kararın gerekçesinde hem davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, hem de davalının ağır kusurlu olduğu, davalının itiraz hakkının, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilerek boşanmaya karar verildiği açıklanarak çelişki yaratılmıştır. Bu bakımdan, gerekçe kendi içinde çelişkili olup, gerekçe bölümünde tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.07.2017 (Per.)

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?