Yargıtay2. Hukuk DairesiAile Hukuku
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/3276 K.2015/17841
**MAHKEMESİ:**Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
**DAVA TÜRÜ:** Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından her iki boşanma davası ile lehine tedbir nafakası verilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının, yerleşim yerinden yeni adresini bırakmadan ayrılmış olması sebebiyle ihtar kararının tebliğinde imkansızlık oluşması üzerine mahkemenin zabıta marifetiyle tespit ettirmiş olduğu adrese Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması yoluna gidilmiştir. Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması için en önemli koşullardan biri dosyada daha evvel usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebligat bulunmalı ve muhatabın başaca bir adresi tespit edilememiş olmalıdır. Oysa, ilk çıkarılan tebligat, davalı kadın bu adresi terketmiş olduğundan dolayı tebliğ edilememiştir. Davalı kadının zabıtaca belirlenen adresinde ise daha evvel usulüne uygun tebligat yapılmadığı için Tebligat Kanununun ilgili hükümlerine uygun şekilde tebligat yaptırılması yoluna gidilmesi gerekirken, koşulları bulunmayan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yaptırılması yoluna gidilmesi doğru değildir. Davalı kadına yapılan ihtara ilişkin tebligat usulsüzdür. Geçersiz tebligat üzerine kanunda öngörülen iki aylık sürenin dolduğundan da bahsedilemez. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca davalı kadın aleyhinde kanunda öngörülen yasal sürede dava açılmamış olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı-davacı kadın delil listesinde bildirmiş olduğu tanığı ...'ı dinletmekten vazgeçmemiştir. Açıklanan bu nedenle, davalı-davacı kadının adı belirtilen tanığı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243 vd. maddelerinde gösterilen çerçevede usulünce dinlenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca kadının boşanma davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
**SONUÇ:** Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2015 (Per.)
**DAVA TÜRÜ:** Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından her iki boşanma davası ile lehine tedbir nafakası verilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının, yerleşim yerinden yeni adresini bırakmadan ayrılmış olması sebebiyle ihtar kararının tebliğinde imkansızlık oluşması üzerine mahkemenin zabıta marifetiyle tespit ettirmiş olduğu adrese Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması yoluna gidilmiştir. Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması için en önemli koşullardan biri dosyada daha evvel usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebligat bulunmalı ve muhatabın başaca bir adresi tespit edilememiş olmalıdır. Oysa, ilk çıkarılan tebligat, davalı kadın bu adresi terketmiş olduğundan dolayı tebliğ edilememiştir. Davalı kadının zabıtaca belirlenen adresinde ise daha evvel usulüne uygun tebligat yapılmadığı için Tebligat Kanununun ilgili hükümlerine uygun şekilde tebligat yaptırılması yoluna gidilmesi gerekirken, koşulları bulunmayan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yaptırılması yoluna gidilmesi doğru değildir. Davalı kadına yapılan ihtara ilişkin tebligat usulsüzdür. Geçersiz tebligat üzerine kanunda öngörülen iki aylık sürenin dolduğundan da bahsedilemez. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca davalı kadın aleyhinde kanunda öngörülen yasal sürede dava açılmamış olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı-davacı kadın delil listesinde bildirmiş olduğu tanığı ...'ı dinletmekten vazgeçmemiştir. Açıklanan bu nedenle, davalı-davacı kadının adı belirtilen tanığı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243 vd. maddelerinde gösterilen çerçevede usulünce dinlenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca kadının boşanma davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
**SONUÇ:** Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2015 (Per.)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.