Yargıtay2. Hukuk DairesiAile Hukuku
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/5539 K.2011/6924
**MAHKEMESİ:**Eskişehir 2. Aile Mahkemesi
**TARİHİ:**21.09.2010
**NUMARASI:**Esas no: 2010/70 Karar no:2010/792
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı (kadın) ın 12.10.2006 tarihinde açılan birleşen nafaka davasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Yargıtay bozma ilamına uyulmuş ve davalı kadın tarafından 07.01.2008 tarihinde bağımsız olarak açılıp davacı kocanın açtığı boşanma davasıyla birleştirilen ve daha sonra verilen davanın ayrılması kararı sonucu 2008/416 esas numarasını alan boşanma davası; uyulan bozma ilamı gereğince kocanın boşanma davasıyla tekrar birleştirilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı (kadın)ın kocasına ve kayınvalidesine hakaret ettiği, kocasına basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde etkili eylemde bulunduğu ve ev eşyalarını kırıp dökmek suretiyle zarar verdiği; buna karşılık davacı-davalı (koca) nın da karısına hakaret ettiği, doğumunda ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında, davalı kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-davacı (kadın) daha fazla kusurlu ise de; koca da boşanmayı dava yoluyla talep ettiğine göre; kocanın kadının boşanma davasına karşı çıkması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup; Türk Medeni Kanununun 166/2.maddesi koşulları oluşmuştur. Bu durumda kadının birleşen boşanma davasının da kabulü ile, tarafların boşanmalarına (TMK.md.166/2) karar verilmesi gerekirken; birleşen boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
3-Bozmaya uyulduğuna göre, kadının karşılık davasının esasıyla ilgili hüküm kurulması gerekirken; yazılı olduğu gibi, süresinde olmadığından bahisle ret kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
**SONUÇ:** Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3.bentlerde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın lehine BOZULMASINA, bu bentlerde gösterilen bozma sebeplerine göre, davacı-davalı (koca) nın temyiz itirazları ile kadının birleşen nafaka davası dışındaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün davalı-davacı (kadın) ın birleşen nafaka davasına yönelik bölümlerinin yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.04.2011 (Pzt.)
**TARİHİ:**21.09.2010
**NUMARASI:**Esas no: 2010/70 Karar no:2010/792
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı (kadın) ın 12.10.2006 tarihinde açılan birleşen nafaka davasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Yargıtay bozma ilamına uyulmuş ve davalı kadın tarafından 07.01.2008 tarihinde bağımsız olarak açılıp davacı kocanın açtığı boşanma davasıyla birleştirilen ve daha sonra verilen davanın ayrılması kararı sonucu 2008/416 esas numarasını alan boşanma davası; uyulan bozma ilamı gereğince kocanın boşanma davasıyla tekrar birleştirilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı (kadın)ın kocasına ve kayınvalidesine hakaret ettiği, kocasına basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde etkili eylemde bulunduğu ve ev eşyalarını kırıp dökmek suretiyle zarar verdiği; buna karşılık davacı-davalı (koca) nın da karısına hakaret ettiği, doğumunda ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında, davalı kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-davacı (kadın) daha fazla kusurlu ise de; koca da boşanmayı dava yoluyla talep ettiğine göre; kocanın kadının boşanma davasına karşı çıkması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup; Türk Medeni Kanununun 166/2.maddesi koşulları oluşmuştur. Bu durumda kadının birleşen boşanma davasının da kabulü ile, tarafların boşanmalarına (TMK.md.166/2) karar verilmesi gerekirken; birleşen boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
3-Bozmaya uyulduğuna göre, kadının karşılık davasının esasıyla ilgili hüküm kurulması gerekirken; yazılı olduğu gibi, süresinde olmadığından bahisle ret kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
**SONUÇ:** Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3.bentlerde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın lehine BOZULMASINA, bu bentlerde gösterilen bozma sebeplerine göre, davacı-davalı (koca) nın temyiz itirazları ile kadının birleşen nafaka davası dışındaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün davalı-davacı (kadın) ın birleşen nafaka davasına yönelik bölümlerinin yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.04.2011 (Pzt.)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.