Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/9727 K.2025/12918
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: HırsızlıkSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. Suç tarihi olan 14.11.2012 tarihi itibarîyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olduğu gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşıldığı da belirtilmeksizin, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı olan 3 yıl hapis cezasının temel ceza olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,2. 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesindeki artırım oranının ''Üçte birine kadar'' yerine ''Yarı oranında'' şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: HırsızlıkSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. Suç tarihi olan 14.11.2012 tarihi itibarîyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olduğu gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşıldığı da belirtilmeksizin, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı olan 3 yıl hapis cezasının temel ceza olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,2. 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesindeki artırım oranının ''Üçte birine kadar'' yerine ''Yarı oranında'' şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.