‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5238 K.2024/15357

Esas No: 2023/5238 · Karar No: 2024/15357 · Karar Tarihi: 22.10.2024
Özet: Uyuşmazlık, çocuğa hırsızlık suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verilmesi ve temyiz sürecinde bu kararın geçersiz kabul edilip teblignameyle ilgili hatanın düzeltilmesi konusundaydı; mahkeme, çocuğun hapis kararının önceliklendirilmesini bozmamaya karar vererek, kararı bozan hükmü iptal etti ve dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tebliğ ederken iptal ediş kararı aldı.
BOZMAÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/174 E., 2021/257 K.

ŞİKÂYETÇİ: ...

SSUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR: ..., ...

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
II. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi
1. Şikâyetçinin ilk olarak 14.05.2014 tarihinde 22.00-23.30 saatleri arasında cadde üzerine park etmiş olduğu akülü bisikletinin aküsünün çalınmış olduğunu fark ederek müracaatta bulunduğu, bir gün sonra, 16.05.2014 tarihinde saat 02.30 sıralarında dışarıdan ses duyması üzerine iki şahsın bir gün önce aküsü çalınmış olan elektrikli bisikletin direksiyon kilidini kırdıklarını görerek bağırması üzerine şahısların kaçtığı, şikâyetçinin ikametinden çıkarak şahısları aracı ile takip ettiği, şahısların kendilerinin takip eden şikâyetçiye tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu, şikâyetçinin yapmış olduğu araştırma ile şahıslardan birinin adının ... olduğunu öğrenmesi üzerine suça sürüklenen çocuk ...'in yakalandığı ve şikâyetçi tarafından teşhis edildiği, suça sürüklenen çocuğun ise her iki eylemi de kabul etmediği olayda; her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun 14.05.2014 tarihinde suç konusu elektrikli bisikletin aküsünü çaldığına dair görgüye dayalı bir bilgisi bulunmayan şikâyetçinin tahmini dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığının anlaşılması sebebiyle suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca 16.05.2014 tarihli teşebbüste kalan eylem nedeniyle ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmaksızın hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.14.05.2014 ve 16.05.2014 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığından 15.05.2014 olarak belirtilmesi,
Kabule göre de;
4.11.02.2015 tarihli kararın yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/Son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilerek hükmolunan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının önceki kararda hükmolunan 2 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?