Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2575 K.2024/6531
Özet: (1) Tarafların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazları. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yargıladığını ve kararını istendiği gibi bozma gerektiğine karar vererek, tüm hukuki hataları düzeltti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin ve lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında ise hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin ve aleyhe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'in suça doğrudan ve birlikte katıldığının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi gereğince yardım eden sıfatıyla cezasında indirim yapılması sonucu eksik ceza tayin edilmesi,
2- Mahkemece, sanıkların şikâyetçiye ait iş yerine birlikte geldiklerinin, sanık ...'ın işyerine girip hırsızlık yaptığının, sanık ...'ın ise araç içerisinde gözcülük yaparak sanık ...'a yardım ettiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'ın da mala zarar verme suçunun işlenmesine katıldığının kabulü ve bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi,
3- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4- Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin ve lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında ise hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin ve aleyhe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'in suça doğrudan ve birlikte katıldığının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi gereğince yardım eden sıfatıyla cezasında indirim yapılması sonucu eksik ceza tayin edilmesi,
2- Mahkemece, sanıkların şikâyetçiye ait iş yerine birlikte geldiklerinin, sanık ...'ın işyerine girip hırsızlık yaptığının, sanık ...'ın ise araç içerisinde gözcülük yaparak sanık ...'a yardım ettiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'ın da mala zarar verme suçunun işlenmesine katıldığının kabulü ve bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi,
3- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4- Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.