Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5259 K.2025/6579
**MAHKEMESİ:**Ceza Dairesi
**SAYISI:** 2019/2034 E., 2020/1120 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararları verildiği, katılanlar vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki "Hükümlü tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak hükümde hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz yetkisini kısıtlayacak olması nedeniyle tebliğnamedeki düzeltme düşüncesine katılınmamıştır.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıkların temyiz istemlerinin, yeterli delil olmadığı, şüphenin olduğu, suçun manevi unsurunun oluşmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı ve katılanın zararını söylemediğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların mahkûmiyetine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Eşme Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
**SAYISI:** 2019/2034 E., 2020/1120 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararları verildiği, katılanlar vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki "Hükümlü tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak hükümde hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz yetkisini kısıtlayacak olması nedeniyle tebliğnamedeki düzeltme düşüncesine katılınmamıştır.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıkların temyiz istemlerinin, yeterli delil olmadığı, şüphenin olduğu, suçun manevi unsurunun oluşmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı ve katılanın zararını söylemediğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların mahkûmiyetine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Eşme Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.