Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/7635 K.2023/26
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1369 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 8 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 04.05.2016 günlü temyiz dilekçesinde " dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesini" talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 24.06.2015'te katılanın evine girilip, içeriden LED televizyon ile deri çantasının çalındığı, durumun kolluk kuvvetlerine bildirilmesi üzerine 11.08.2015'te suça konu televizyonun tanık ...'ta bulunduğunun tespit edilip, tanık ...'un da suça konu televizyonu sanık ... ve hakkında yaş küçüklüğünden ayrı yargılama yürütülen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'dan 600,00 TL karşılığında satın aldığını beyan etmesi üzerine sanığa ulaşıldığı, aşamalarda sanığın suça konu televizyonu temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun satmasını istediğini kendisine söylemesi üzerine temyiz dışı suça sürüklenen çocuğu tanık ...'a götürdüğünü savunduğu, ancak temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun da atılı suçlamayı reddettiği, tanık ...'ın ise tanık ...'un evinde çalışan olduğunu, bir ara sanığın tanık ...'a satmak için televizyon getirdiğini ve daha sonra kendisine de suça konu televizyonun çalıntı olduğunu söylediğini beyan ettiği, bu haliyle sanığın suça konu televizyonun suç eşyası olduğunu bilerek tanığa sattığı belirlenmiştir.
2. Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Somut olayda katılanın 24.06.2015'te evinden çalınan televizyonunun 11.08.2015'te sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... tarafından tanık ...'a satıldığı, sanığın suça konu televizyonun çalıntı olduğunu bilmediğini iddia etmesine karşın, sanıkla aralarında herhangi bir husumet iddiası da bulunmayan tanık ...'ın sanığın kendisine tanığa sattıkları televizyonun çalıntı olduğunu söylediğini beyan ettiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediği anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sanığa yüklenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu bakımından CMK'nın 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1369 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1369 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 8 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 04.05.2016 günlü temyiz dilekçesinde " dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesini" talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 24.06.2015'te katılanın evine girilip, içeriden LED televizyon ile deri çantasının çalındığı, durumun kolluk kuvvetlerine bildirilmesi üzerine 11.08.2015'te suça konu televizyonun tanık ...'ta bulunduğunun tespit edilip, tanık ...'un da suça konu televizyonu sanık ... ve hakkında yaş küçüklüğünden ayrı yargılama yürütülen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'dan 600,00 TL karşılığında satın aldığını beyan etmesi üzerine sanığa ulaşıldığı, aşamalarda sanığın suça konu televizyonu temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun satmasını istediğini kendisine söylemesi üzerine temyiz dışı suça sürüklenen çocuğu tanık ...'a götürdüğünü savunduğu, ancak temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun da atılı suçlamayı reddettiği, tanık ...'ın ise tanık ...'un evinde çalışan olduğunu, bir ara sanığın tanık ...'a satmak için televizyon getirdiğini ve daha sonra kendisine de suça konu televizyonun çalıntı olduğunu söylediğini beyan ettiği, bu haliyle sanığın suça konu televizyonun suç eşyası olduğunu bilerek tanığa sattığı belirlenmiştir.
2. Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Somut olayda katılanın 24.06.2015'te evinden çalınan televizyonunun 11.08.2015'te sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... tarafından tanık ...'a satıldığı, sanığın suça konu televizyonun çalıntı olduğunu bilmediğini iddia etmesine karşın, sanıkla aralarında herhangi bir husumet iddiası da bulunmayan tanık ...'ın sanığın kendisine tanığa sattıkları televizyonun çalıntı olduğunu söylediğini beyan ettiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediği anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sanığa yüklenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu bakımından CMK'nın 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1369 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.