Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/6692 K.2018/15609
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından 2 yıl 4 ay hapis ve 2 yıl hapis cezasına hükmeden Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararının Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nde incelenmesinden oluşuyor. (2) Mahkeme, kanun yararına bozma talebini kabul ederek kararın bozulmasını ve 5975 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasına, ardından 12 ay hapis cezasına karar vererek işlenen suçların cezalamasının yeniden düzenlenmesini hükme bağladı.
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143 ve 116/4. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2011 tarihli ve 2011/376 esas, 2011/960 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/09/2018 gün ve 94660652-105-26-11214-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2018 gün ve 2018/79106 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, sanık ile birlikte suç işleyen dosyanın diğer sanığı ...'ın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay
2. Ceza Dairesinin 23/05/2018 tarihli ve 2016/818 esas, 2018/6719 karar sayılı ilâmında, “Temyiz dışı sanık ...’nun olay günü saat 20:00-20:30 sıralarında katılana ait ikamete girmeye karar verdiklerini savunduğu, suça sürüklenen çocuk ...’ın üzerine atılı suçu kabul etmediği, katılanın da görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin, saat 20:35’ten itibaren başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, bozmayı gerektirmiş” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın suça konu eylemlerini gece işlediklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun açıklanıp tartışılmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümlü ...’nun olay günü saat 20:00-20:30 sıralarında katılana ait ikamete girmeye karar verdiklerini savunduğu, katılanın da görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin, saat 20:35’ten itibaren başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ESKİŞEHİR) 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.12.2011 gün ve 2011/376 E., 2011/960 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hükümlü hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince temel ceza olarak tayin olunan 2 yıl hapis cezasının sonuç ceza olarak belirlenmesine; hükümlünün konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK’nın 116/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve devamında aynı Kanun’un 119/1-c maddesinin uygulanması ile bir kat artırım yapılması suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sonuç cezanın 12 ay hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesinin 23/05/2018 tarihli ve 2016/818 esas, 2018/6719 karar sayılı ilâmında, “Temyiz dışı sanık ...’nun olay günü saat 20:00-20:30 sıralarında katılana ait ikamete girmeye karar verdiklerini savunduğu, suça sürüklenen çocuk ...’ın üzerine atılı suçu kabul etmediği, katılanın da görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin, saat 20:35’ten itibaren başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, bozmayı gerektirmiş” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın suça konu eylemlerini gece işlediklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun açıklanıp tartışılmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümlü ...’nun olay günü saat 20:00-20:30 sıralarında katılana ait ikamete girmeye karar verdiklerini savunduğu, katılanın da görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin, saat 20:35’ten itibaren başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ESKİŞEHİR) 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.12.2011 gün ve 2011/376 E., 2011/960 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hükümlü hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince temel ceza olarak tayin olunan 2 yıl hapis cezasının sonuç ceza olarak belirlenmesine; hükümlünün konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK’nın 116/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve devamında aynı Kanun’un 119/1-c maddesinin uygulanması ile bir kat artırım yapılması suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sonuç cezanın 12 ay hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.