Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/3829 K.2018/10118
Özet: Uyuşmazlık, 03.03.2007 tarihinde gerçekleşen motosiklet hırsızlığı olayında, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı süresindeki eksiklik nedeniyle dava açılmasının haksızlığa dayalı olarak iptal edilmesini talep etmeye dayanıyor. Mahkeme, 24.09.2018 tarihli kararında 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince, açılan kamu davasını tamamen düşürerek, hırsızlık suçunun mahkumiyet kararı ile sonuçlanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.03.2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 03.03.2009 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde gündüz vakti sayılan saat 10.30 sıralarında müştekinin cadde üzerine kilitlediği motosikleti çalması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 03.06.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.03.2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 03.03.2009 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde gündüz vakti sayılan saat 10.30 sıralarında müştekinin cadde üzerine kilitlediği motosikleti çalması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 03.06.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.