Yargıtay2. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/2452 K.2018/5149
5320 sayılı Kanun5237 sayılı TCK
Özet: 2. Ceza Dairesi 2018/2452 E. , 2018/5149 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Adli sicil kaydına göre, Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2002 gün ve 2001/66 E., 2002/1218 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli sicil kaydına göre, Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2002 gün ve 2001/66 E., 2002/1218 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2011 gün ve 2006/102 E., 2011/7 K. sayılı kararı ile verilen hapisten çevrilen 3000,00 TL ile doğrudan hükmedilen 820,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu hükme ilişkin bozma ilamında kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği belirtildiği ve mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine aykırı davranılıp ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı olduğundan, hükmün CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasına "Sanığın 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten hapisten çevrilen 3000,00 TL ile doğrudan hükmedilen 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç cezanın bu şekilde belirlenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Dairemizin 20.01.2014 gün 2013/7691 E, 2014/991 K. sayılı ilamı ile sanığın, müştekiye ait iş yerine kırık olan camdan girdikten sonra, masa çekmecesinden bulduğu anahtarla kasayı açarak altın ve çek çalmak şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu belirtilmesine ve bozma ilamına uyulmasına da karar verildiği halde, aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
II- Oluş ve dosya kapsamına göre de, sanığın suça konu çeki çalmayıp masanın üzerinde bulduğunu, müştekinin ise işyerini akşam saat 20.30 sıralarında kapatıp, sabah saat 08.30 sıralarında açtığını, hırsızlığı ise aynı gün saat 14.45'te farkettiğini beyan etmesi ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 20.59'da başlayıp, saat 03.54'e kadar sürdüğünün anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle arttırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli sicil kaydına göre, Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2002 gün ve 2001/66 E., 2002/1218 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2011 gün ve 2006/102 E., 2011/7 K. sayılı kararı ile verilen hapisten çevrilen 3000,00 TL ile doğrudan hükmedilen 820,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu hükme ilişkin bozma ilamında kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği belirtildiği ve mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine aykırı davranılıp ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı olduğundan, hükmün CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasına "Sanığın 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten hapisten çevrilen 3000,00 TL ile doğrudan hükmedilen 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç cezanın bu şekilde belirlenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Dairemizin 20.01.2014 gün 2013/7691 E, 2014/991 K. sayılı ilamı ile sanığın, müştekiye ait iş yerine kırık olan camdan girdikten sonra, masa çekmecesinden bulduğu anahtarla kasayı açarak altın ve çek çalmak şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu belirtilmesine ve bozma ilamına uyulmasına da karar verildiği halde, aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
II- Oluş ve dosya kapsamına göre de, sanığın suça konu çeki çalmayıp masanın üzerinde bulduğunu, müştekinin ise işyerini akşam saat 20.30 sıralarında kapatıp, sabah saat 08.30 sıralarında açtığını, hırsızlığı ise aynı gün saat 14.45'te farkettiğini beyan etmesi ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 20.59'da başlayıp, saat 03.54'e kadar sürdüğünün anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle arttırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.