Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/5373 K.2019/4591
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
**HÜKÜM:** MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında TCK'nın 142/2-h, 143 ve 35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 6 ay 22 gün yerine 1 yıl 6 ay 27 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde ''TCK'nın 142/2-h, 143 ve 35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına'' karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında failin görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunması gerektiği;Somut olayda; katılanın işyerine hırsızlık amacıyla giren ve ihbar üzerine işyeri içerisinde yakalandıktan sonra kolluk görevlilerinin elinden kurtulup kaçmaya çalışan ancak takip sonucu kolluk görevlilerince yakalanan sanık ...'ın, hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturmayı engellemek amacıyla görevlilere kimliği hakkında bilgi verirken adının .... olduğunu beyan ederek gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullandığı, işlemlerin bu şekilde yürütüldüğü ve bu isimle ifadesinin alındığı, ancak yapılan parmak izi incelemesi sonucu sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmanın da yeterli olduğu gözetilmeden, sanığın TCK'nın 268. maddesinin yollamasıyla anılan Kanun'un 267. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında TCK'nın 142/2-h, 143 ve 35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 6 ay 22 gün yerine 1 yıl 6 ay 27 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde ''TCK'nın 142/2-h, 143 ve 35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına'' karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında failin görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunması gerektiği;Somut olayda; katılanın işyerine hırsızlık amacıyla giren ve ihbar üzerine işyeri içerisinde yakalandıktan sonra kolluk görevlilerinin elinden kurtulup kaçmaya çalışan ancak takip sonucu kolluk görevlilerince yakalanan sanık ...'ın, hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturmayı engellemek amacıyla görevlilere kimliği hakkında bilgi verirken adının .... olduğunu beyan ederek gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullandığı, işlemlerin bu şekilde yürütüldüğü ve bu isimle ifadesinin alındığı, ancak yapılan parmak izi incelemesi sonucu sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmanın da yeterli olduğu gözetilmeden, sanığın TCK'nın 268. maddesinin yollamasıyla anılan Kanun'un 267. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.