Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/4824 K.2018/1198
Özet: 1) Uyuşmazlık, sanığın faaliyetleri sonucu kurumdan elde etmeye çalıştığı karşılıksız yararlanma işlemleri ve belirli vergi‑ceza uyuşmazlıkları üzerinedir. 2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin yasadışı olduğunu belirterek, suçunu ve cezai yükümlülüğünü ortaya koyan bir mahkumiyet kararı vermiş, temyiz itirazlarını da yerinde değerlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararın ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, 08/06/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda “bilirkişi tarafından şikâyetçi kurumun tespit edilen vergi ve cezalardan arındırılmış gerçek zararını (584,79 TL, 68,23 TL ve 640,82 TL) gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, 24/08/2016 tarihli duruşmada, katılan kurum tarafından bildirilen vergili ve cezalı miktarlar sanığa ihtar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Gerekçeli karar başlığında, 08/12/2010, 30/12/2010, 18/11/2011 olan suç tarihlerinin 30/12/2010, 23/06/2011, 18/11/2011 olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararın ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, 08/06/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda “bilirkişi tarafından şikâyetçi kurumun tespit edilen vergi ve cezalardan arındırılmış gerçek zararını (584,79 TL, 68,23 TL ve 640,82 TL) gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, 24/08/2016 tarihli duruşmada, katılan kurum tarafından bildirilen vergili ve cezalı miktarlar sanığa ihtar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Gerekçeli karar başlığında, 08/12/2010, 30/12/2010, 18/11/2011 olan suç tarihlerinin 30/12/2010, 23/06/2011, 18/11/2011 olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.