Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/3845 K.2017/9477
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan sanık ... ile aynı adreste mukim annesi ...’a 12/07/2013 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin düzenlenen tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebinin yazılmadığının anlaşılması karşısında; yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 11/03/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık ...’nın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, madde metninde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış , hapis cezasının paraya çevrilmesinde uygulanan maddenin 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi yerine 52/2 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerinin infazı aşamasında gözetilmesi ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların, müştekinin bekçisi olduğu kamp alanında bulunan kulübeden ve kamp alanındaki bir su arıtma deposunun kapağını alarak, dosyada mevcut krokiye ve müşteki beyanına göre kamp alanından dışarı çıkaramadığı, yol kenarına bıraktığı olayda, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca, temyiz isteminde bulunmayan sanık ...’e bozmanın SİRAYETİNE, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan sanık ... ile aynı adreste mukim annesi ...’a 12/07/2013 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin düzenlenen tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebinin yazılmadığının anlaşılması karşısında; yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 11/03/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık ...’nın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, madde metninde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış , hapis cezasının paraya çevrilmesinde uygulanan maddenin 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi yerine 52/2 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerinin infazı aşamasında gözetilmesi ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların, müştekinin bekçisi olduğu kamp alanında bulunan kulübeden ve kamp alanındaki bir su arıtma deposunun kapağını alarak, dosyada mevcut krokiye ve müşteki beyanına göre kamp alanından dışarı çıkaramadığı, yol kenarına bıraktığı olayda, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca, temyiz isteminde bulunmayan sanık ...’e bozmanın SİRAYETİNE, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.