Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/3035 K.2017/6361
Özet: Uyuşmazlık, 29/10/2015 tarihinde 18 yaşını doldurmadığı tahmin edilen bir çocuğun 4 yıl 2 ay hapis yanı sıra belirli haklardan mahrum bırakılmasına ilişkin 2016/2015/519 kararı üzerine kanun yararına bozma talebiyle kullanıcıya yönelmişti. Mahkeme, çocuğun kemik yaşıyla birlikte 18 yaşını aştığını kabul ederek kararını (2016/2015/519) bozma talebini reddetti ve kararın geçerli kalarak devam etmesini hükmüyle kabul etti.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair İSTANBUL 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2015/519 esas, 2016/191 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 18.04.2017 gün ve 1173/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2017 gün ve 2017/27340 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün verildiği oturumda 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuğa müdafii tayin edilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
2-1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 29/10/2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
3-5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki hükme aykırı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza yargılamasında asıl olan maddi gerçeğin tespiti olup, mahkemece dosya içerisindeki 24.11.2015 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu ile kemik yaşının 22 yaş üzeri ile uyumlu olduğu belirlenen sanığın 18’den büyük olduğu kabul edilerek mahkemece yapılan uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden (İSTANBUL) 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/519 E., 2016/191 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair İSTANBUL 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2015/519 esas, 2016/191 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 18.04.2017 gün ve 1173/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2017 gün ve 2017/27340 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün verildiği oturumda 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuğa müdafii tayin edilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
2-1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 29/10/2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
3-5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki hükme aykırı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza yargılamasında asıl olan maddi gerçeğin tespiti olup, mahkemece dosya içerisindeki 24.11.2015 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu ile kemik yaşının 22 yaş üzeri ile uyumlu olduğu belirlenen sanığın 18’den büyük olduğu kabul edilerek mahkemece yapılan uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden (İSTANBUL) 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/519 E., 2016/191 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.