Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2846 K.2017/5676
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın tebligat süresi, ülke yasalarındaki uzlaştırma düzenlemeleri ve savunma hakları açısından kaydedilen belgelerin değerlendirilmesiydi. Mahkeme, kararı boşlaştı; hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına girdiği ve ek savunma hakkının sağlanması gerektiğine karar vererek, mahkumiyet kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR
TARİHİ: 08/12/2014
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın, sanığa 27.11.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak tebligat memurunca tebligat zarfına sehven “27 Ekim 2014” şeklindeki tarih kaşesinin basıldığı, sanık müdafiileri Av. ... ve Av. ... tarafından 01.12.2014 tarihinde kararın temyiz edildiği, 08.12.2014 tarihli ek karar ile tebligat zarfındaki tarihe itibar edilerek temyizin süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair ek karar verildiği, sanık müdafii Av. ...'in ek kararı süresinde temyiz ederek dilekçesi ekinde tebligat safahatine ilişkin belge sunduğu, Finike PTT Şube Müdürlüğünden sorulması üzerine verilen cevapta, sanığa karar tebliğinin 27.11.2014 tarihinde yapıldığının bildirildiği anlaşıldığından; sanık müdafii Av. ...'in 01.12.2014 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek ve temyiz isteminin reddine dair 08/12/2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-) İddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 144/1-b maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle, sanık hakkında aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanabilmesi için, ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
EK KARAR
TARİHİ: 08/12/2014
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın, sanığa 27.11.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak tebligat memurunca tebligat zarfına sehven “27 Ekim 2014” şeklindeki tarih kaşesinin basıldığı, sanık müdafiileri Av. ... ve Av. ... tarafından 01.12.2014 tarihinde kararın temyiz edildiği, 08.12.2014 tarihli ek karar ile tebligat zarfındaki tarihe itibar edilerek temyizin süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair ek karar verildiği, sanık müdafii Av. ...'in ek kararı süresinde temyiz ederek dilekçesi ekinde tebligat safahatine ilişkin belge sunduğu, Finike PTT Şube Müdürlüğünden sorulması üzerine verilen cevapta, sanığa karar tebliğinin 27.11.2014 tarihinde yapıldığının bildirildiği anlaşıldığından; sanık müdafii Av. ...'in 01.12.2014 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek ve temyiz isteminin reddine dair 08/12/2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-) İddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 144/1-b maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle, sanık hakkında aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanabilmesi için, ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.