Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2692 K.2017/5672
Özet: 3. Anayasa Mahkemesi, 14/09/2003 tarihlerinde işlenen karşılıksız yararlanma suçunu ve ilgili kanun hükümlerini inceleyip, 18/10/2010’da kesinleşen hüküm ve 2020’de yeniden şartlanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımını dikkate alarak, 17/05/2017 tarihinde açıkladığı yeşil olayda, dava bozulmeli, sanık hakkında açılan kamu davası düşürülmelidir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin 14/09/2003 olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/2 maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 163/3, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 18/10/2010 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 23/05/2015 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımının suçun işlendiği 14/09/2003 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin 14/09/2003 olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/2 maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 163/3, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 18/10/2010 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 23/05/2015 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımının suçun işlendiği 14/09/2003 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.