Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2484 K.2019/4198
Özet: Madde 32 TCK kapsamında sanığın akıl durumu nedeniyle tahakküm gücünü etkilese de, rapor alınıncaya kadar hüküm geçerli olarak kabul edilmediği gerekçesiyle, asliye ceza mahkemesi 05.03.2019’da temyize kalan kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın temyiz dilekçesinde psikolojisinin bozuk olduğunu belirtmesi ve dilekçe ekinde fotokopisini sunduğu .... Asker Hastanesinin 09/07/2014 tarihli sağlık raporunda sanığın “ Disosyal kişilik bozukluğu (ileri derecede anti sosyal kişilik bozukluğu)” olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 16.04.2014 tarihinde işlediği iddia edilen hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin ve sonucuna göre de sanığa zorunlu müdafii atanıp atanmayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın temyiz dilekçesinde psikolojisinin bozuk olduğunu belirtmesi ve dilekçe ekinde fotokopisini sunduğu .... Asker Hastanesinin 09/07/2014 tarihli sağlık raporunda sanığın “ Disosyal kişilik bozukluğu (ileri derecede anti sosyal kişilik bozukluğu)” olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 16.04.2014 tarihinde işlediği iddia edilen hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin ve sonucuna göre de sanığa zorunlu müdafii atanıp atanmayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.