Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2225 K.2018/8767
Özet: Mahkeme, sanık ...'ın 19/07/2013 tarihli ifadesinde müdafinin bulunmadığını belirterek, vekaletname yoksa mahkumiyet kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini kabul edip, tebliğ belgeleriyle birlikte temyiz dilekçesinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini kararla onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ...'ın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 19/07/2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı halde, sanık ... için bozmadan önce esas mahkemenin talebi üzerine atanan müdafi Av. ...'ın yetkilendirdiği Av. ..... ün yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de, dosya arasında sanık tarafından verilen vekaletnameye de rastlanmadığından; öncelikle temyiz tarihi itibariyle temyiz eden sanık ... müdafinin sanık tarafından verilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması; sanık müdafiinin vekaletnamesinin bulunmaması halinde ise yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...'a tebliği gerektiğinden, gerekçeli kararın ve Dairemizin iade kararının sanık ...'a usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ...'ın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 19/07/2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı halde, sanık ... için bozmadan önce esas mahkemenin talebi üzerine atanan müdafi Av. ...'ın yetkilendirdiği Av. ..... ün yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de, dosya arasında sanık tarafından verilen vekaletnameye de rastlanmadığından; öncelikle temyiz tarihi itibariyle temyiz eden sanık ... müdafinin sanık tarafından verilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması; sanık müdafiinin vekaletnamesinin bulunmaması halinde ise yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...'a tebliği gerektiğinden, gerekçeli kararın ve Dairemizin iade kararının sanık ...'a usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.