Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/8625 K.2016/13903
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın karşılıksız yararlanma suçundan beraat kararı sonrası, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi kapsamında kurum zararının cezasız ve vergisiz olarak hesaplanması ve bu durumun sanığa ceza verilmesine yol açıp açmayacağı konusundaki yargılamadır. (2) Mahkeme, sanığın beraat kararını bozarak, eksik kovuşturma nedeniyle yazılı biçimde hüküm kurulmasını iptal etti ve kararı oybirliğiyle bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen 10/07/2012 tarihli beraat kararının, Dairemizin 16/05/2013 tarihli ilamı ile “CMK’nın 193/2. maddesinin beraat kararı yönünden “dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali” ile sınırlı olarak uygulanabileceği gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında, delil takdiri yoluna gidilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması” ve 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gerekçeleri ile bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma yönünde işlem yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen 10/07/2012 tarihli beraat kararının, Dairemizin 16/05/2013 tarihli ilamı ile “CMK’nın 193/2. maddesinin beraat kararı yönünden “dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali” ile sınırlı olarak uygulanabileceği gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında, delil takdiri yoluna gidilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması” ve 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gerekçeleri ile bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma yönünde işlem yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.