Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/7129 K.2018/5959
Özet: Uyuşmazlık, suça sürüklenen bir çocuğun park edilmiş motosikleti çalması ve yağması, katılanın da çocuğun bulunmasına yardımcı olması nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kaynaklanmaktadır. Mahkeme, çocuğun hırsızlık suçundan kısa süreli hapis cezası ve mala zarar verme suçundan ise ceza verilmesini hükmetmiş, ancak temyiz itirazları nedeniyle karar bozulmuş ve yargılamada 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre yeni hüküm kararına devam edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I- Suça sürüklenen çocuğun, katılana ait sokak üzerinde park edilmiş motosikleti çaldıktan sonra hasar vermesi biçimindeki eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, II- Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, motosikletin çalınmasından sonra katılanın yaptığı harici araştırmada kendisine ait motosikletin Alıcık Köyünde ikamet eden suça sürüklenen çocukta olduğunu öğrenmesi üzerine bu köye giderek, motor ve şase numaralarını kontrol ederek suça sürüklenen çocuktan motosikleti aldığı ve motosiklette oluşan zararın giderilmemesi üzerine de kolluk görevlilerine başvurduğunun anlaşıldığı olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, III- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, IV- Gerekçeli karar başlığında, görüntü izleme tutanağına göre tespit edilen suç tarihinin 21/07/2012 yerine 10/08/2012 olarak yanlış yazılması, suç adı olarak hırsızlık suçunun gösterilmemesi ve duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılmamasına rağmen gerekçeli karar başılığında Cumhuriyet savcısının isim ve sicilinin belirtilmesi, V- Kabule göre de; Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I- Suça sürüklenen çocuğun, katılana ait sokak üzerinde park edilmiş motosikleti çaldıktan sonra hasar vermesi biçimindeki eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, II- Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, motosikletin çalınmasından sonra katılanın yaptığı harici araştırmada kendisine ait motosikletin Alıcık Köyünde ikamet eden suça sürüklenen çocukta olduğunu öğrenmesi üzerine bu köye giderek, motor ve şase numaralarını kontrol ederek suça sürüklenen çocuktan motosikleti aldığı ve motosiklette oluşan zararın giderilmemesi üzerine de kolluk görevlilerine başvurduğunun anlaşıldığı olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, III- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, IV- Gerekçeli karar başlığında, görüntü izleme tutanağına göre tespit edilen suç tarihinin 21/07/2012 yerine 10/08/2012 olarak yanlış yazılması, suç adı olarak hırsızlık suçunun gösterilmemesi ve duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılmamasına rağmen gerekçeli karar başılığında Cumhuriyet savcısının isim ve sicilinin belirtilmesi, V- Kabule göre de; Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.