Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/6979 K.2016/13222
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından yargılandığı bir davada, mahkeme tarafından 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddeleri uyarınca müşteki kurumun katılım talebinin değerlendirilmesiyle ortaya çıkan delillerin eksikliği nedeniyle sanığın suça ilişkin unsurlarının oluşmadığını iddia etmesidir. (2) Mahkeme, sanığın suçun unsurlarını oluşturmadığını ve delil eksikliğini dikkate alarak beraat kararı vermiş, temyiz itirazlarını da reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen müşteki kurum vekilinin 30.07.2015 tarihli katılma talebini içeren dilekçesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 gün, 2015/1121-2016/111 sayılı kararı da nazara alındığında, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinden önce 15.08.2008 tarihinde özelleştirildiğinin, suça konu sayacın özelleştirme işleminden sonraki bir tarihte mühürlendiğinin, böylece sanığın üzerine atılı mühür bozma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin beraat kararı sonuç olarak doğru bulunduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, suça konu yerde hiç bulunmadığını, böyle bir aboneliğinin olmadığını savunması ve 25.02.2015 tarihli mühürleme tutanağı içeriğinde, suça konu yerdeki meskende bulunan aboneliğin müşterisi olarak Nurdoğan Özen isimli bir kişinin yer alması karşısında, kurumdan suça konu aboneliğin kime ait olduğu sorulup, suç tarihinde, suç yerinde kimin oturduğu kolluk vasıtasıyla araştırılmak suretiyle öncelikle sanığın atılı suçun faili olup olmadığının tespit edilmesi ve sanığın atılı suçun faili olduğunun anlaşılması durumunda; suça konu sayacın suç tarihinden önce borç nedeniyle mühürlenmesiyle birlikte elektriğin kesildiği de dikkate alınarak mühürleme tarihi ile suç tarihi arasındaki tüketimin sayaç tarafından kaydedilip kaydedilmediğine ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği halde eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen müşteki kurum vekilinin 30.07.2015 tarihli katılma talebini içeren dilekçesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 gün, 2015/1121-2016/111 sayılı kararı da nazara alındığında, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinden önce 15.08.2008 tarihinde özelleştirildiğinin, suça konu sayacın özelleştirme işleminden sonraki bir tarihte mühürlendiğinin, böylece sanığın üzerine atılı mühür bozma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin beraat kararı sonuç olarak doğru bulunduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, suça konu yerde hiç bulunmadığını, böyle bir aboneliğinin olmadığını savunması ve 25.02.2015 tarihli mühürleme tutanağı içeriğinde, suça konu yerdeki meskende bulunan aboneliğin müşterisi olarak Nurdoğan Özen isimli bir kişinin yer alması karşısında, kurumdan suça konu aboneliğin kime ait olduğu sorulup, suç tarihinde, suç yerinde kimin oturduğu kolluk vasıtasıyla araştırılmak suretiyle öncelikle sanığın atılı suçun faili olup olmadığının tespit edilmesi ve sanığın atılı suçun faili olduğunun anlaşılması durumunda; suça konu sayacın suç tarihinden önce borç nedeniyle mühürlenmesiyle birlikte elektriğin kesildiği de dikkate alınarak mühürleme tarihi ile suç tarihi arasındaki tüketimin sayaç tarafından kaydedilip kaydedilmediğine ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği halde eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.