Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/5809 K.2016/11059
**MAHKEMESİ:**Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün, açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanması geri bırakılan kararda 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uygulandığı halde açıklanan kararda aynı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
2- Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinde, aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Silivri 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun dosya içeriğinden ve UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 02/10/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/1. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- 06/11/2007 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun düzenlenip dosyaya ibraz edildiğinin belirtilmesine karşın, dosya içerisinde denetime olanak verecek şekilde sosyal inceleme raporu bulunmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145 maddesinin uygulanması talep edildiği halde bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün, açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanması geri bırakılan kararda 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uygulandığı halde açıklanan kararda aynı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
2- Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinde, aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Silivri 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun dosya içeriğinden ve UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 02/10/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/1. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- 06/11/2007 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun düzenlenip dosyaya ibraz edildiğinin belirtilmesine karşın, dosya içerisinde denetime olanak verecek şekilde sosyal inceleme raporu bulunmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145 maddesinin uygulanması talep edildiği halde bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.