Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/5708 K.2018/11495
Özet: Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nin 142/1‑b. maddesiyle hırsızlık suçunu kabul ederken, 141/1. maddesiyle aynı zamanda 168. maddeden etkin pişmanlık hükümlerini uygulamamasını, 4721 sayılı TK m.763’teki devredilen eşyanın satışından elde edilen menfaati iade etmemesini ve deneyimsel pişmanlık olmadığını değerlendirerek, sanığın iadesini geçersiz kılar, temyiz sonrası kararını 17/10/2018 tarihinde oy birliğiyle onaylar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, görüşme yapmak istediğini beyan ederek suça konu cep telefonunu mağdurun iş yerindeyken mağdurdan alıp olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması ile; sanık olaydan sonra yakalandığında suça konu cep telefonunu sattığı kişiyi söyleyerek, cep telefonunun soruşturma aşamasında mağdura iadesini sağlamışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas - 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın, satın alan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, görüşme yapmak istediğini beyan ederek suça konu cep telefonunu mağdurun iş yerindeyken mağdurdan alıp olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması ile; sanık olaydan sonra yakalandığında suça konu cep telefonunu sattığı kişiyi söyleyerek, cep telefonunun soruşturma aşamasında mağdura iadesini sağlamışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas - 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın, satın alan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.