Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/3108 K.2016/11068
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle mala zarar verme davasını düşürmüş, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları için verilen cezaları onaylamış ve tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan beyanına ve dosya kapsamına göre, sanığa atılı eylemin saat 02.00 ile 03.00 arasında işlendiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 04.36'da sona erdiği, bu nedenle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143 ve 116/2-4. maddelerinin uygulanmaması; yine işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydına ve dosya içerisinde bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı infaz bürosunun 27/04/2005 tarihli yazısına göre, tekerrüre esas alınan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/156 Esas ve 2001/190 Karar sayılı kasten yangın çıkarmak suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz tarihinin 18/09/2003 olduğunun ve söz konusu ilamın tekerrüre esas olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamenin 1 ve 2 nolu bozma düşüncesine katılınmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan beyanına ve dosya kapsamına göre, sanığa atılı eylemin saat 02.00 ile 03.00 arasında işlendiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 04.36'da sona erdiği, bu nedenle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143 ve 116/2-4. maddelerinin uygulanmaması; yine işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydına ve dosya içerisinde bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı infaz bürosunun 27/04/2005 tarihli yazısına göre, tekerrüre esas alınan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/156 Esas ve 2001/190 Karar sayılı kasten yangın çıkarmak suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz tarihinin 18/09/2003 olduğunun ve söz konusu ilamın tekerrüre esas olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamenin 1 ve 2 nolu bozma düşüncesine katılınmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.