Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/2582 K.2018/7879
Özet: Uyuşmazlık, sanığın ev kapı kilidini zorlamak suretiyle hırsızlık işlediği iddiası üzerine, 5237 sayılı TCK’da hırsızlık suçunun 142/2‑d maddesi kapsamında cezalandırılıp cezai yargılama gideri miktarının terkin edilmesi gerektiği hususuyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın eyleminin 142/2‑d maddesine göre cezalandırılması gerektiğine karar vererek, önceki hapis kararını bozdurmuş ve 21 Haziran 2018 tarihli oybirliği kararıyla hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit aksamına zarar vermeden olağan yollar ile kilidi açmak suretiyle” işlenmesi halinde uygulanabileceği, somut olayda oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın suça konu mağdurun evinin kapısının kilit aksamına zarar vermek suretiyle kapı kilidini zorladığı, ancak açamadığının sabit olduğu, kapının kilit aksamına zarar vermeden ve anahtar gibi kullanılmak sureti ile kilidin açıldığına dair sanık aleyhine tespit ve delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine suç vasfında yanılgı sonucunda aynı Kanun'un 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit aksamına zarar vermeden olağan yollar ile kilidi açmak suretiyle” işlenmesi halinde uygulanabileceği, somut olayda oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın suça konu mağdurun evinin kapısının kilit aksamına zarar vermek suretiyle kapı kilidini zorladığı, ancak açamadığının sabit olduğu, kapının kilit aksamına zarar vermeden ve anahtar gibi kullanılmak sureti ile kilidin açıldığına dair sanık aleyhine tespit ve delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine suç vasfında yanılgı sonucunda aynı Kanun'un 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.