Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/2562 K.2016/6213
Özet: Uyuşmazlık konusu, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” uygulaması ile ilgili temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, savunma hakkının kısıtlanması ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” yer olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı bozmuş ve kararın iptaline hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 18/03/2015 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/05/2015 tarih ve 2015/355 D. iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak dosyanın iade edilmesinden sonra duruşma açılarak suça sürüklenen çocuk ve müdafii çağırılmadan tensiple dosya üzerinden suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmesi ve koşulların gerçekleşmesi halinde kamu davasının düşürülmesi olanağı sağlaması nedeniyle doğurduğu sonuçlar itibariyle seçenek yaptırım kurumuna göre daha sanık lehine olduğu gözetilmeden “Suça sürüklenen çocuk lehine seçenek tedbire çevrilmiş olduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-b ve 168. maddeleri uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 31/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılırken 5 ay 10 gün hapis cezası yerine, 160 gün hapis cezasına hükmedilip sonraki uygulamanın da belirlenen bu ceza üzerinden yapılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 18/03/2015 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/05/2015 tarih ve 2015/355 D. iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak dosyanın iade edilmesinden sonra duruşma açılarak suça sürüklenen çocuk ve müdafii çağırılmadan tensiple dosya üzerinden suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmesi ve koşulların gerçekleşmesi halinde kamu davasının düşürülmesi olanağı sağlaması nedeniyle doğurduğu sonuçlar itibariyle seçenek yaptırım kurumuna göre daha sanık lehine olduğu gözetilmeden “Suça sürüklenen çocuk lehine seçenek tedbire çevrilmiş olduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-b ve 168. maddeleri uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 31/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılırken 5 ay 10 gün hapis cezası yerine, 160 gün hapis cezasına hükmedilip sonraki uygulamanın da belirlenen bu ceza üzerinden yapılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.