Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/2005 K.2016/4456
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 142/1-b,143 ve 35. maddeler uyarınca belirlenen 7 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken 5 ay 25 gün yerine hesap hatası sonucu 5 ay hapis cezasına hükmedilmesi, ayrıca sanığın eylemini gece işlediği kabul edildiği ve hırsızlık suçundan TCK'nın 143. maddesi gereğince artırım yapıldığı halde konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/01/2013 tarih ve 2012/6-1431 E ve 2013/18 K sayılı kararı ile 2012/13-1444 E ve 2013/305 K sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 142/1-b,143 ve 35. maddeler uyarınca belirlenen 7 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken 5 ay 25 gün yerine hesap hatası sonucu 5 ay hapis cezasına hükmedilmesi, ayrıca sanığın eylemini gece işlediği kabul edildiği ve hırsızlık suçundan TCK'nın 143. maddesi gereğince artırım yapıldığı halde konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/01/2013 tarih ve 2012/6-1431 E ve 2013/18 K sayılı kararı ile 2012/13-1444 E ve 2013/305 K sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.