Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/18006 K.2017/8661
Özet: (1) Olay günü gece sanıklar, müştekiye ait işyerine girerek çalıntı eşyaları çalmak ve satmak amacıyla hırsızlık işlemi gerçekleştirdiler; (2) Mahkeme, 765/1‑son, 522. maddelerle suçun hırsızlık olduğuna karar vererek sanıkları hapse atmış ve dava süresi dolmuş olması sebebiyle istenen paranoyanın (dh. 21.09.2017) iptalini beyan etmiş, böylece ceza mahkemi kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay günü gece vakti sanıkların buluştukları, müştekiye ait işyerinin bulunduğu yere gittikleri, sanık ...’ın tornavidayla havalandırma camının macunlarını söküp, camı çıkardığı, dükkanın açık olan penceresinden girdiği, plastik hortumu pencere çerçevesine bağlayarak aşağı sarktığı, sanık ... ile birlikte hortumdan tutunup sarkarak dükkana girdikleri, levye ile yazıhanenin kapısını açtıkları, çelik kasayı yere devirdikleri, dışarı çıktıkları, sonra sanık ...’ın sanık ... ile yeniden dükkana girdiği, raflarda bulunan piston, silindir, enjektör, motor yedek parçalarını çuvallara doldurdukları, çaldıkları eşyaları sattıkları sırada yakalandıkları olayla ilgili olarak sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki suçtan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar yararına olması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.09.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay günü gece vakti sanıkların buluştukları, müştekiye ait işyerinin bulunduğu yere gittikleri, sanık ...’ın tornavidayla havalandırma camının macunlarını söküp, camı çıkardığı, dükkanın açık olan penceresinden girdiği, plastik hortumu pencere çerçevesine bağlayarak aşağı sarktığı, sanık ... ile birlikte hortumdan tutunup sarkarak dükkana girdikleri, levye ile yazıhanenin kapısını açtıkları, çelik kasayı yere devirdikleri, dışarı çıktıkları, sonra sanık ...’ın sanık ... ile yeniden dükkana girdiği, raflarda bulunan piston, silindir, enjektör, motor yedek parçalarını çuvallara doldurdukları, çaldıkları eşyaları sattıkları sırada yakalandıkları olayla ilgili olarak sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki suçtan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar yararına olması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.09.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.