Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/17820 K.2018/5823
Özet: Uyuşmazlık, hukuka aykırı şekilde konut dokunulmazlığını bozan hırsızlık işlemiyle ilgili açılan davada temyiz taleplerinin incelenmesiydi. Mahkeme, sanıkların ve ilgili çocukların hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz taleplerini reddederek, ilgili kararların onayını ve bazı hükümlerin yapılamamasını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yokluğunda verilen ve 17/09/2014 tarihinde yöntemine uygun olarak tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 25/06/2015 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve suça sürüklenenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, III- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, hükümlerin istem gibi ONANMASINA, IV-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/2, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının suçların işlendiği 18/02/2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yokluğunda verilen ve 17/09/2014 tarihinde yöntemine uygun olarak tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 25/06/2015 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve suça sürüklenenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, III- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, hükümlerin istem gibi ONANMASINA, IV-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/2, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının suçların işlendiği 18/02/2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.