Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/13307 K.2017/1847
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 4 Aralık 2001’de işlenen hırsızlık suçunu 765 sayılı TCK’nın 493/1‑sonu ve 522. maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1‑b, 143, 116/1‑4, 119/1‑c maddeleriyle birbirleriyle toplu mühakimeye tabi kılarak, 75.12.2001’den 16.02.2017’ye kadar geçen 15 yıllık dava zamanaşımının geçerek bozulmasından dolayı sanığını bozmaktadır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/1-4, 119/1-c maddelerindeki suçlardan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/1-4, 119/1-c maddelerindeki suçlardan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.