Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/13193 K.2018/14767
Özet: Uyuşmazlık, 2016/13193 e. ve 2018/14767 k. ile başlayan hırsızlık davasıdır, sanığın suça ilişkin bilgisinin iş yerindeki kamera görüntüleriyle doğrulanması ve hırsızlık eyleminin gündüz olarak kabul edilmesi gereğiyle ilgili olarak, 5237 sayılı TCK'nın uygulanmasında çelişkili hükümler düşünülmektedir. Mahkeme, sanığın tekerrüre esas alınamayacağını, 6545 sayılı Kanun değişiklikleri ve ilgili prosedürlere göre temyiz itirazlarını yerinde görülerek kaleme aldığı hükümle uyumlu olarak kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Dosya kapsamına göre iş yerindeki kamera görüntülerinde sanığın suça konu parayı saat 19:34’de aldığı, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 19:47'de başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezadan aynı Kanun’un 143. maddesi gereğince artırım yapılması, 2. Sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2013 gün ve 2013/198 Esas, 2013/752 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Dosya kapsamına göre iş yerindeki kamera görüntülerinde sanığın suça konu parayı saat 19:34’de aldığı, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 19:47'de başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezadan aynı Kanun’un 143. maddesi gereğince artırım yapılması, 2. Sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2013 gün ve 2013/198 Esas, 2013/752 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.