Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/12733 K.2017/3863
Özet: İşlenen hırsızlık suçuna ilişkin önceki mahkeme kararı, zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulmuş ve sanık hakkında açılan kamu davası yasalara uygun olarak düşürülmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın, mağdura ait aracın kapı kilidini tornavida ile zorlamak suretiyle açtığı, mağdurunda şikayetçi olmadığı olayda eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b ve 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 10/09/2008 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.04.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın, mağdura ait aracın kapı kilidini tornavida ile zorlamak suretiyle açtığı, mağdurunda şikayetçi olmadığı olayda eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b ve 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 10/09/2008 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.04.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.