Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/12320 K.2017/12296
Özet: (1) Tutuklu sanığın mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından dolayı konulan hapis cezası ve adli para cezasıyla ilgili temyiz itirazlarının incelemesi; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek hapis ve para cezasının mahkumiyet kapsamında devam ettirileceğine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın aracın camını kırarak araç içerisinden tv, oto teyp kumanda cihazı çalması şeklindeki eylemin TCK' nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b-e maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/616 E., 2005/192 K. sayılı, 13/07/2005 tarihinde kesinleşen TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçtan 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin ilamı nedeniyle hükmolunan cezanın TCK’nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın aracın camını kırarak araç içerisinden tv, oto teyp kumanda cihazı çalması şeklindeki eylemin TCK' nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b-e maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/616 E., 2005/192 K. sayılı, 13/07/2005 tarihinde kesinleşen TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçtan 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin ilamı nedeniyle hükmolunan cezanın TCK’nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.