Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/9595 K.2017/11867
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 20/02/2014 tarihli celsede sanığın telif hakkı ihlali nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hesaba katılamayacağını, üçüncü şahıs zararını gideremediğini belirterek mahkumiyeti uygulamış, temyiz itirazlarının reddindeyse kararını ONANMAS Iyla 15/11/2017 oybirliğiyle onamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, eniştesi olan mağdura ait cep telefonunu çaldıktan sonra telefonu, telefon alım satım işi yapan tanık ...'in işyerinde tanık ...'ye sattığı, tanık ...'in de suça konu telefonu tanık ...'e sattığı, olaydan sonra telefona gelen uyarı mesajı üzerine ise tanık ...'in savcılığa başvurması üzerine telefonun mağdura ait olduğu anlaşılarak tanık Barış tarafından soruşturma aşamasında cep telefonunun mağdura iadesinin sağlandığı, sanığın ise soruşturma aşamasında suçu kabul etmediği gibi telefonu sattığı kişiyi de söylemediği ve kovuşturma aşamasında tanık ...'in zararını gidermesi için kendisine verilen süreye rağmen üçüncü kişinin zararını giderdiğine dair herhangi bir belge sunmadığı ve kısa kararın açıklandığı 20/02/2014 tarihli celsede bu yönde bir beyanının da bulunmadığı hususları nazara alındığında, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak, bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, eniştesi olan mağdura ait cep telefonunu çaldıktan sonra telefonu, telefon alım satım işi yapan tanık ...'in işyerinde tanık ...'ye sattığı, tanık ...'in de suça konu telefonu tanık ...'e sattığı, olaydan sonra telefona gelen uyarı mesajı üzerine ise tanık ...'in savcılığa başvurması üzerine telefonun mağdura ait olduğu anlaşılarak tanık Barış tarafından soruşturma aşamasında cep telefonunun mağdura iadesinin sağlandığı, sanığın ise soruşturma aşamasında suçu kabul etmediği gibi telefonu sattığı kişiyi de söylemediği ve kovuşturma aşamasında tanık ...'in zararını gidermesi için kendisine verilen süreye rağmen üçüncü kişinin zararını giderdiğine dair herhangi bir belge sunmadığı ve kısa kararın açıklandığı 20/02/2014 tarihli celsede bu yönde bir beyanının da bulunmadığı hususları nazara alındığında, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak, bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.