‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/6944 K.2017/9864

Esas No: 2015/6944 · Karar No: 2017/9864 · Karar Tarihi: 11.10.2017
Özet: Uyuşmazlık, 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen bir çocukla ilgili hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı ve gerekli uzman hekim raporları ile sosyal inceleme raporlarının alınmaması nedeniyle, mahkumiyet kararıyla sonuçlanan bir davaya ilişkin belirlendi. Mahkeme, eksik inceleme ve yasal prosedürlerin ihlali gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozdu ve suçun yapılmasına ilişkin şartların yeniden değerlendirilmesi için yeni bir hüküm kararıyla devam etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının her ikisinden de uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlık suçundan alınan rapor ile yetinilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı da rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi.

2- Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanun'un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının TCK'nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı, ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı iade etmesi halinde TCK'nın 168. maddesi anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı, çaldığı malı sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılarak sonuçta eksik ceza tayin edilmesi,
4- CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafi ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yükletilmesi,
5- Kabule göre de; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği kabul edilmesine karşın; hükümde uygulama maddesinin TCK'nın 168/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 168/1. maddesi şeklinde yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?