Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/526 K.2017/10080
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki 12.10.2011, 11.11.2011, 21.12.2011, 29.02.2012, 30.05.2012, 05.09.2012, 21.11.2012, 13.02.2013, 19.06.2013 ve 09.10.2013 tarihli oturumların kapalı yapılması ve hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması giderilmesi olanaklı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından eylemlerine uyan TCK'nın 142/1-b, 31/2, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 24/11/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocukların aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle CMK'nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,
II- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkûm olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
III- Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş olması,
IV- 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk ...'ın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165/1 maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ...'ın hukuki durumunun değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
V- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/602 esas sayılı iddianamesi ile sevk maddesinde suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 31/2.maddesinin uygulanması talep edildiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 31/3.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki 12.10.2011, 11.11.2011, 21.12.2011, 29.02.2012, 30.05.2012, 05.09.2012, 21.11.2012, 13.02.2013, 19.06.2013 ve 09.10.2013 tarihli oturumların kapalı yapılması ve hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması giderilmesi olanaklı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından eylemlerine uyan TCK'nın 142/1-b, 31/2, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 24/11/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocukların aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle CMK'nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,
II- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkûm olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
III- Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş olması,
IV- 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk ...'ın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165/1 maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ...'ın hukuki durumunun değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
V- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/602 esas sayılı iddianamesi ile sevk maddesinde suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 31/2.maddesinin uygulanması talep edildiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 31/3.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.